Yazar Seda Akdoğan Atasoy Anlatıyor…

Yazar Seda Akdoğan Atasoy Anlatıyor…   1-) Seda Hanım davetimizi kırmayıp röportaj yapmayı kabul ettiniz, hoş geldiniz. Öncelikle okurlarımıza kendinizden bahseder misiniz? Selamlar Mehmet Ali Bey, Hoş buldum, ben teşekkür ederim nazik davetiniz için. Ben Seda Akdoğan Atasoy; Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeniyim aynı zamanda ressamım. Çok güzel bir kız annesiyim. Sanatla ve edebiyatla her…

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Yazar Seda Akdoğan Atasoy Anlatıyor…

Yazar Seda Akdoğan Atasoy Anlatıyor…

 

1-) Seda Hanım davetimizi kırmayıp röportaj yapmayı kabul ettiniz, hoş geldiniz. Öncelikle okurlarımıza kendinizden bahseder misiniz?

Selamlar Mehmet Ali Bey, Hoş buldum, ben teşekkür ederim nazik davetiniz için. Ben Seda Akdoğan Atasoy; Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeniyim aynı zamanda ressamım. Çok güzel bir kız annesiyim. Sanatla ve edebiyatla her zaman mizaç olarak iç içe olduğumu söyleyebilirim. Aslında kendimi hep özellikle kurgu ağırlıklı metinler yazarak ifade etmişimdir. Ancak okuyucuyla yeni buluşmak nasip oldu. Her şeyin bir vakti zamanının olduğuna inanıyorum demek ki tanışmak için doğru zaman bu zamanmış.

2-) Yazma süreciniz nasıl başladı?

Aslında uzun zamandan, liseden beri kendimce daha çok kendime özel hikayeler yazmaktaydım sanatsal bir boşalma niteliğinde yazılardı bunlar ancak ortaya çıkarma fırsatım olmamıştı. Her yazıp çizen gibi bir kitabımın olması hayalimdi ama hep erteleyenlerden oldum. Babamı aniden ortada hiçbir rahatsızlığı yokken kaybetmem tetikledi sanırım yazma sürecimi. Ardından şunu düşündüm; şu an hayatımı kaybetsem kızım veya torunum beni ne kadar tanıma fırsatı bulurdu? Ya da beni özleyen biri benimle sohbet etmek isterse ben öldükten sonra bunu nasıl yapabilirim o kişiyle düşüncelerimi nasıl paylaşabilir sorusu düşündürdü beni. Ardından eski yazılarımdan beğendiklerimi düzenleyip üstüne yeni hikâyeler de ekleyerek bir kitap oluşturma arzusu doğurdu, bu sebeple beklemeden harekete geçtim. Dürüst olmak gerekirse benim bir kitap çıkarabilmem için önce yazdıklarımı kendimin beğenmesi gerekir. Buna ikna olduğum zaman en çok yüreğimi bıraktığım olaylara ve karakterlere yer verdiğim hikayeleri görücüye çıkarttım diyebiliriz. Benim için ne anlatacağım, olay örgüsünün çatısı, okuyucuya vereceğim mesaj her zaman öncelikli olmuştur. Dolayısıyla kitabım ince elenip sık dokunmuş ve başka bir yerde işleniş bakımı veya olay örgüsü olarak okuyamayacağınız hikayelerden oluşmaktadır.

3-) Yazarken neler hissediyorsunuz, size ilham olan şeyler neler, Türk edebiyatında idol olarak gördüğünüz yazarlar var mı?

Yazı veya sanatsal herhangi bir alanla uğraşmak benim için hep bir deşarj yoluydu çünkü bir sanatçı olayları diğer insanlardan daha yoğun hisseder hatta içinden çeker. Zaten okuyucuyu etkileyende yazarın yazdığını bilinçaltında yaşaması ve hissetmesidir. Hani bilindik bir hikaye vardır: Yazara karakteri romanın sonunda neden öldürdüğünü sorarlar, yazar ise onu öldürmeseydim kendimi öldürecektim, der. Yani bir insan bedenine yüklenen bir çok karakterin hissiyatını taşıyabilmek. Ve kesinlikle tutku işi yazarlık, başka bir bedene onun ruhu olarak girebilmek tüm sanatsal branşlarda da olduğunu gibi kesinlikle Allah vergisi bir kabiliyettir.
Bir yazara ilk ilham veren şey yaşadıkları ve çevresidir ancak hayal dünyası da en az o kadar önemlidir çünkü yaratı süreci işte o hayal kurabilme kabiliyetinde gizlisidir. Karakterlerin akıbetini ve hikayelerin sonunu sadece Tanrı ve yazarlar bilir. Beni Türk edebiyatından da Dünya edebiyatından da çok etkileyen çok yazar var ve hepsini ayrı ayrı çok seviyorum ama bir yazar olarak bana yazdığını yaşatabilen yazar Ahmet Altan’dır. Dünya edebiyatından ise Oscar Wilde ve Cengiz Aytmatov ilk aklıma gelen isimler diyebilirim. Son olarak şunu eklemek istiyorum gerçek sanatçılar ideolojilerin üstündedir bir düşünceyi savunsalar da onun üstüne çıkarlar çünkü hissiyat kalple algılanır; fikirler ise beyinle. Ve inanın eğer önünüzdeki size en uzak düşünceye sahip olan bir sanatçının bile eseri olsa, eğer o sanatçı esere yüreğini koymuşsa o sizi etkiler, içine çekiverir. Sanatçılara  düşünce adamı gibi değil de size bir duyguyu bulaştırabildi mi diye bakalım.

4-) Yazmış olduğunuz kitaplarınızın türü ve konusu nedir, içeriğinden bahseder misiniz?

Yazarlık hayatıma ilk adımda bir öykü kitabı tercih ettim çünkü üslup ve konu olarak görücüye çıkacağımı düşündüm. En iyi kitap kendini okutan kitaptır felsefesiyle eline alanın sıkılmadan bitirmesini istedim ancak kitap bitikten sonra da okuyucuda kalsın son sayfayı kapatır kapatmaz, unutulan hikayeler olamasın diye hedefledim. Umarım okuyucuya bu şekilde ulaşabilmişimdir.
İnsanın en iyi bildiğini yazacağını düşünüyorum; dolayısıyla gerçek hayattan tanıdığım, bildiğim vakit geçirdiğim karakterlere hikayeler yazmaya çalıştım; başına böyle bir olay geldiğinde ne tepki verirdi, ne söylerdi, ne yapardı hatta iç sesi ona ne söylerdi, hayal ederek kurgunun içine samimiyet ve gerçeklikle yedirmeye çalıştım. Gerçekte var olmayan bir karakter yazıyor olsam da karakterlerin kişilik ve psikolojik analizini kendi zihnimde yapar ve içselleştiririm. Çünkü her bir karakterin nerede, nasıl farklı davranış ve tutumlar sergileyeceğini okurlara sunmak isterim. Tam da böyle olunca kitaplar hayatın içinden oluyor.

5-) Şuan çıkarmayı planladığınız başka bir kitap projeniz var mı, sizi okuyanlara spoiler vermek ister misiniz?

Okurların kitabım hakkında olumlu geri dönütleri her yazarı mutlu ettiği gibi elbette beni de çok mutlu ediyor bu bambaşka bir tatmin. Ve yeni şeyler yazmaya daha çok motive ediyor. İnsanların kendi hayatından, ruhundan bir cümle dahi bulup benimle paylaşmaları muazzam bir his. Bu aslında duygu alışverişidir. Hiç tanımadığım yüzlerce insanla aynı duygunun içinde buluşmuşuz. Bir yazar için bu his yazmaya en teşvik eden şeydir. Yeni bir kitap projesine başladım: Evet! Novella tarzı bir eser düşünüyorum. İlk kitabımdan farklı ve yeni şeyler denemek istiyorum. Umarım en yakın zamanda da okuyucumla buluşturabilirim. Yayınlandıktan sonra benden çıkıyor zaten okuyucuma emanet ediyorum yazdıklarımı, kim kendinden bir duygu bulur veya kalbine kitaptan bir cümle katarsa artık kitap onun olsun diyorum.

6-) Son olarak Türk gençlerine ve kitap tutkunu okurlara söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Türk gençleri bizim en değerlimiz bunu size canı gönülden söylüyorum.   Hepsini ben değerli bir taş gibi görüyorum ve umarım onları işleyecek en doğru kişilerle tanışırlar veya kendilerini işlemeyi öğrenirler. Kitap tutkunu okurla da iyi ki varlar şu dünyadaki en büyük nimetlerden biri aynı kitabı okuduğun biriyle o kitabı konuşabilmek sanırım. Ama genel olarak naçizane hem gençlere hem de okurlar cesur olun demek isterdim, kimin ne düşündüğüne değil kendinizin isteklerine odaklanarak kendinizi tanıyarak yön haritası çizin, derdim. Okuyun, öğrenmeye ve farklı fikirlere açık olun, gezin, keşfedin; hem dış dünyayı, hem de kendi ruhunuzu keşfedin. Biz örnek alabilecek kişi bakımından çok çok çok şanslıyız, Atatürk’ü tanımaya çalışsak o kadar çok öğrenebileceğiniz, ders alacağımız şey var ki hayatını yaşayış biçiminde. Son olarak benim için çok keyifli bir sohbetti, çok teşekkür ederim özenli sorularınız ve merakınız için.

Benzer Haberler
Talatpaşa Laboratuvarlar Grubu Biyokimya Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Var
Talatpaşa Laboratuvarlar Grubu Biyokimya Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Var
Batuhan Mustafa Sadak: Türk Taekwondosunun Altın Yumruğu
Batuhan Mustafa Sadak: Türk Taekwondosunun Altın Yumruğu
Zenne Emre Aşık: Sahne Sanatlarında Yeni Bir Yıldız
Zenne Emre Aşık: Sahne Sanatlarında Yeni Bir Yıldız
Sterk Berzah Kimdir?
Sterk Berzah Kimdir?
Ankara Psikolog terapi hizmeti alırken dikkat edilecek hususlar
Ankara Psikolog terapi hizmeti alırken dikkat edilecek hususlar
Selin Ankay Kılınç: Anamur Mimarlık’ın Geleceğini Şekillendiren Yöneticisi
Selin Ankay Kılınç: Anamur Mimarlık’ın Geleceğini Şekillendiren Yöneticisi
Doğru, Dürüst, Objektif Halk Adına Halk Habercilik
Copyright © 2025 Tüm hakları HALK HABER 'de saklıdır.