1-) Pırıl Hanım davetimizi kırmayıp röportaj yapmayı kabul ettiniz, hoş geldiniz. Öncelikle okurlarımıza kendinizden bahseder misiniz? Davetiniz için esas ben çok teşekkür ederim. Kitaplarımla ilgili sohbet etmek ve sizin gibi değerli yayınların röportajlarında yer almak daha fazla kişiye ulaşabilmek ve yazdıklarımı aktarmak açısından benim için de büyük bir önem arz ediyor. İsmim Pırıl Göknur Güney…
1-) Pırıl Hanım davetimizi kırmayıp röportaj yapmayı kabul ettiniz, hoş geldiniz. Öncelikle okurlarımıza kendinizden bahseder misiniz?
Davetiniz için esas ben çok teşekkür ederim. Kitaplarımla ilgili sohbet etmek ve sizin gibi değerli yayınların röportajlarında yer almak daha fazla kişiye ulaşabilmek ve yazdıklarımı aktarmak açısından benim için de büyük bir önem arz ediyor. İsmim Pırıl Göknur Güney Konuk. Eşimin soyadını da ekleyince biraz uzun bir ismim oldu. Üşendiğim zaman Pırıl Konuk deyip geçiyorum. İstanbul doğumluyum, Özel Saint Joseph Lisesi akabinde Sorbonne Üniversitesi’nde Ekonomi ve İşletme lisansı üzerine Uluslararası Ticaret yüksek lisansı yaparak 2008 yılında yurda dönüş yaptım. Enka İnşaat, Unilever ve son olarak Gürok gibi birbirinden farklı kurumsal firmalarda devam eden bir kariyerim var. Güncel olarak bir yandan Gürok Grup’a ait GCA firmasında İş Geliştirme departmanının başında görev alırken bir yandan da kişisel gelişim alanında yazıyor ve profesyonel koçluk veriyorum. Hayata bir kez geldiğimize inanan bir kişi olarak, bu dünyada geçirdiğimiz süreyi maksimum verim, keyif ve huzurla yüksek motivasyon ve enerjide yaşamamız gerektiğine inanıyor, bu doğrultuda ekiplerime, çalışma arkadaşlarıma, danışanlarıma ve okuyucularıma destek olmaya gayret gösteriyorum. Biz hayatın içinde akarken hayatla dans edenler olmalıyız. Halbuki bazen neyi niçin yaptığımızı unutup, esas önemli olanı kaçırıp, hayatın oyuncağı haline gelebiliyor ve kendimize üst üste koyduğumuz zincirler içinde sıkıldıkça sıkılabiliyoruz. Biri erkek biri kız olmak üzere iki çocuk annesiyim ve İstanbul’da yaşıyorum. Doğa yürüyüşleri, seyahat, araştırmak, geliştirmek, okumak ve yazmak tutkularım arasında.
2-) Yazma süreciniz nasıl başladı?
Aslında 10 yaşımdan beri katıldığım şiir-söyleşi toplulukları oldu. Annemin yazar arkadaşı Jale Sinar vasıtasıyla tanıştığım bu yaratıcı dünyayı çok sevdim. Esas mesleğim haline getirmesem bile şiir ve yazı hayatımda hep var oldu. Çok yakın bir dostumla karşılıklı şiir atışmalarımızı yıllardır devam ettiriyoruz. Üniversite sonrası Epsilon yayınevine İngilizce ve Fransızca kitap çevirileri yaptım. Çok sevdiğim bir arkadaşımla ortak şekilde “Aşk Oyunu” kitabını yine ta o yıllarda kaleme aldık. Ben yapı olarak da öğrenmeye tutkulu bir kişi olduğumdan sürekli okuyorum. Sadece Türkçe yerel kaynaklarımızı değil İngilizce ve Fransızca olarak da güncel kişisel gelişim yayınlarını yakından takip ediyorum. Öğrenmeye aç, paylaşmaya hevesli yapım ilk çocuğumuza hamile olduğumuzu öğrenmemle birlikte bilgi ve birikimlerimi paylaşma, yazma tutkusuna dönüştü. Bu vesileyle bugüne kadarki birikimlerimi aslında başta kendi çocuklarımız olmak üzere diğer insanlara da aktarmak ve daha yüksek enerjide, yüksek farkındalıkla yaşayacakları bir hayata sahip olmalarında onlara destek olmak amacıyla yazmaya başladım. İlk çocuğumuz, oğlum Demir Atlas’a “Çocuklarımıza Hayatın Rehberi”ni yazdım. Bir gün yanında olamadığımda kendisine birebir aktaramamış olsam bile ihtiyacı olacağına inandığım öğütlere hayatı boyunca sahip olmasını istedim. İkinci çocuğumuz, kızım Nehir Alya’ya ise “Pırıl Konuk ile Motive Bir Sen” iki kitaplık seriyi kaleme aldım. Burada da amacım başta kızlarımız, kadınlarımız ve gençlerimiz olmak üzere, her günün tadını çıkararak yaşadıkları, keyif aldıkları bir yaşama kavuşmaları yolunda onlara ipuçları ve bir yol planı sağlamak oldu. Motivasyon hem içsel hem de dışsal faktörlere bağlı bir şey ve her şeyin başını çekiyor. Umarım kitaplarım da okuyucularımın hayatlarına dokunarak onlara yaşamlarında bir şeyleri değiştirme, dönüştürme şevki ve cesaretini verir.
3-) Yazarken neler hissediyorsunuz, size ilham olan şeyler neler?
Kitaplarım kişisel gelişim üzerine olduğu için öncelikle bol bol okumayı, araştırma yapmayı ve güncel konuları takip etmeyi gerektiriyor. Bahsettiğim gibi kitaplarımın ana hedef kitlesi çocuklarım olduğu için açıkçası kitaplarımı son derece samimi duygularla ve büyük bir heyecan ve şevkle kaleme aldım. Kontrol ve hazırlık süreçlerini de aynı şekilde son derece titizlikle gerçekleştirdim. Yazarken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum, kendimi tamamen akışa bırakıyorum ve yaratıcılığımın izinden gidiyorum. En büyük ilham kaynağım çekirdek ailem. Bununla birlikte yaşamın kendisinden ilham alıyorum. Sabah demlediğim kahvemin taze kokusundan, içten kahkahalardan, yumuşacık şefkatli sarılışlardan ilham alıyorum. Bana enerji veren ve hayat enerjimi yükselten her şeye ve herkese müteşekkirim.
4-) Yazmış olduğunuz kitaplarınızın türü ve konusu nedir, içeriğinden bahseder misiniz?
Şu ana kadar yazdığım üç kitabım da yaşam ve kişisel gelişim kitapları. Daha çok kişilerin duygudurumlarını yükseltmeyi ve hayatta gerçekten önemli olan şeyleri bizlere hatırlatmayı amaçlıyor. 2021 yılında basılan “Çocuklarımıza Hayatın Rehberi” kitabım daha çok geleceğimizin kahramanları olan çocuklarımızı, yani ergen, genç ve yeni mezunları hedef alırken; 2024 yılında yayınlanan yeni kitaplarım “Pırıl Konuk İle Motive Bir Sen, Hayatı Dolu Dolu Yaşa” ve “Pırıl Konuk İle Motive Bir Sen, Hayatı Kana Kana İç” kitaplarım ise sizi, beni, etrafımızdaki tüm insanları, yani yaşamı maksimumda yaşamak üzere motivasyona ihtiyaç duyan tüm bireyleri hedefliyor. Özellikle çalışan, hep bir yerlere yetişme telaşından anın tadını çıkaramayan, kendisini hayatının merkezine koyamayan, fedakâr, çalışkan ve azimli bireylere hitap ediyor. Yazarken zamanın izini kaybediyorum. Bir yandan araştırıyor bir yandan yazıyorum. Kitaplarımda ufak da olsa farklı dokunuşlar olmasına da dikkat ediyorum. Örneğin Çocuklarımıza Hayatın Rehberi’nde her bölümden önce kulağıma küpe ettiğim bir özlü söz, her bölüm sonrasında ise bir şiirim yer alıyordu. Pırıl Konuk İle Motive Bir Sen iki kitaplık serim için ise Türkçe ve İngilizce çift dilli ve çarpıcı görselli motivasyon ve koçluk kartlarını hazırladım. Böylece kişiler yanlarında kart olarak da motivasyon kartlarını taşıyabilecekler. Kart destesi üç adet, “Hayatı Dolu Dolu Yaşa” ve “Hayatı Kana Kana İç” kartlarımın yanında bir de “Değerler” kartları var. Sizin için önemli olan değerleri hatırlatmak ve üzerine çalışma yapabilmek amacını taşıyor.
5-) Şu an çıkarmayı planladığınız başka bir kitap projeniz var mı, sizi okuyanlara spoiler vermek ister misiniz?
Şu aralar aklımda ve gönlümde filizlenen çok taze yeni kitap projeleri var. Okuyucularıma spoiler vermekten memnuniyet duyarım. Ben aynı anda birden fazla kitabı okuyan ve aynı anda birden fazla kitabı bitiren bir kişi olduğumdan projelerim de birden fazla. Öncelikle annelikle ilgili bir “Annelik 101” kitabı projem var. Normalde sakin ve analitik bir bireyken ebeveyn olduktan sonra ebeveynlik mesleğinde amatörken ve henüz tecrübe kazanırken pimpirikli ve telaşlı bir anneye dönüştüm ve birçok konuda gereğinden fazla zorlandım. İstiyorum ki ilk kez anne-baba olacak insanlar bizim eşimle yaşadığımız zorlukları yaşamasın, anne ve babalıklarının tadını doya doya
çıkarsın. Bunun yanında iki farklı kişisel gelişim kitabımın planları üzerine çalışmalarım devam ediyor. Birincisi hayatının ortasında “İnsanın kendisini keşfetmesi” üzerine, diğeri de bu farkındalık akabinde hayatını maksimize edecek şekilde “kendisine gelmesi” üzerine. Şu an içeriğini çalışıyorum, tabiri caizse bu üç kitap da aynı anda gönlümde, aklımda, ruhumda, içimde pişiyorlar. Amacım dünyadaki tüm insanları doya doya yaşayacakları bir hayata ulaşmaları için motive etmek ve hayatla dans etmelerine destek olmak.
6-) Son olarak Türk gençlerine ve kişisel gelişim alanında okuyan kitap tutkunu okurlara söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Elbette, sadece Türk değil tüm dünya gençlerine söylemek istediğim, kendilerini iyi tanımaya çalışmaları, hayata bir deneyim ve yolculuk olarak bakmaları, hata yapmaktan korkmadan azimle denemeye devam etmeleri olur. Hayatta geri alınmayan ve parayla bile satılmayan tek değer zamandır. Zamanı da değerli kılan sağlık ve sevdiklerimizdir. Zaman, sağlık ve sevgi olunca her yer en güzel yer, her iş en güzel iş, her ilişki en güzel ilişki olur. Kitap tutkunları için ise kitaplarımı okurken en güzel yolculuğa çıkmaları ve kitaplarımda kendilerini bulmalarını diliyorum. Benim amacım dünyadaki tüm insanları daha iyi bir yaşam sürmeleri konusunda motive etmek. Umarım kalplerinde ne hayalleri var ise kitaplarımın manevi desteğiyle ona ulaşırlar.