Lüleburgaz’daki İşyerinde Ölümlü Kaza ‘Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, Lüleburgaz’daki bir iş yerinde meydana gelen ölümlü kazanın ardından olaya ilişkin müfettiş raporu hazırlandı. İşçinin İtirazı ve İş Akdinin Feshi Raporda başka bir işçiyle ölüm olayından sorumlu tutulan işçilerden biri, rapor hazırlanırken kendisinin bilgisine başvurulmadığını belirterek, rapora karşı itiraz dilekçesi yazdı. İtiraz dilekçesinde…
‘Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, Lüleburgaz’daki bir iş yerinde meydana gelen ölümlü kazanın ardından olaya ilişkin müfettiş raporu hazırlandı.
Raporda başka bir işçiyle ölüm olayından sorumlu tutulan işçilerden biri, rapor hazırlanırken kendisinin bilgisine başvurulmadığını belirterek, rapora karşı itiraz dilekçesi yazdı. İtiraz dilekçesinde “yandaşlık, aklayıcı, tetikçi, ciddiyetsiz, yalancı, iftiracı” ifadelerini kullanan işçinin iş akdi, “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” gerekçesiyle feshedildi.
İşçi, haksız fesih iddiasıyla işe iade davası açtı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi işveren ile güven ilişkisinin zedelendiğini belirterek işçinin iş akdinin feshini haklı buldu. Ancak AYM, işçinin ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
AYM kararında, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde iş sözleşmesinin feshedilmesinde geçerli bir sebep bildirme zorunluluğunun bulunduğu, işçinin davranışlarının iş yeri sürecine olumsuz bir etkisi olmadıkça fesih sebebi olarak gösterilemeyeceği belirtildi.
İşçinin olaydan kendisinin sorumlu tutulması üzerine dilekçesinde kullandığı ifadelerin iş sözleşmesini tehlikeye sokacak nitelikte olmadığı ve özenli bir yargılama yapılmadığı vurgulandı.