Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) üyesi ülkeler, küresel ekonominin dörtte birini oluşturuyor. 10 üyeli örgütün GSYH’si 26 trilyon doları aşarken, ihracatı da son 9 yılda 2,5 kat arttı.
Ekonomik Araştırmalar ve Reformlar Merkezi (CERR) tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) üyesi ülkeler, küresel ekonominin yaklaşık dörtte birini oluşturuyor. Örgüte üye 10 ülkenin toplam nüfusu 3,4 milyarı aşarken, birleşik nominal Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) 26 trilyon doları geçti.
Satın alma gücü paritesine göre hesaplandığında, ŞİÖ ülkelerinin küresel GSYH’deki payı üçte birin üzerine çıkıyor. Bu durum, örgütün küresel ekonomik ölçekte artan etkisini gözler önüne seriyor.
2001 yılında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan tarafından kurulan ŞİÖ, zamanla Hindistan, Pakistan, İran ve Belarus gibi ülkelerin katılımıyla 10 üyeli bir yapıya kavuştu. Başlangıçta bölgesel güvenlik ve istikrara odaklanan örgüt, günümüzde ticaret, yatırım, ulaştırma, enerji ve teknoloji gibi alanlarda da geniş bir işbirliği platformu haline geldi.
ŞİÖ ülkelerinin 2025 yılı için öngörülen ortalama ekonomik büyüme oranı yüzde 5 civarında seyrederek küresel ortalamanın üzerine çıkıyor. Üye ülkeler, dünya kömür üretiminin yaklaşık %69’unu ve doğal gaz üretiminin %30’unu gerçekleştirerek küresel enerji piyasalarında önemli bir rol oynuyor.
Örgüt içi ihracat, 2015-2024 döneminde 271 milyar dolardan 674 milyar dolara yükselerek yaklaşık 2,5 kat artış gösterdi. Bu artış, üye ülkelerin toplam dış ticaretteki payının da %8,9’dan %14,2’ye çıkmasına neden oldu.
Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Parlar Dal, ŞİÖ’nün genişlemesinin ABD ve Batı merkezli düzene doğrudan bir alternatif oluşturmadığını belirtti. Dal, örgütün daha çok Avrasya’daki aktörlerin birbirlerini dengeleme ve bölgesel kapasite artırma arayışlarını yansıttığını ifade etti.
Prof. Dr. Dal, üye ülkeler arasındaki ekonomik ve stratejik önceliklerin farklılık göstermesi nedeniyle ŞİÖ’nün yekpare bir ekonomik blok olarak hareket etmesinin sınırlı olduğunu vurguladı. Bununla birlikte, örgütün Batı’nın Avrasya’daki müdahaleciliğini sınırlandırmaya odaklanan bir platform niteliği taşıdığını ekledi.
Türkiye’nin ŞİÖ ile olan